eşen ovasında
eşen ovasında
köyde yaşamanın bir güzel yanı da harika komşularımızın olması. yaşadığımız coğrafyada geleneksel türk misafirperverliği ve konuğa duyulan saygı bozulmadan devam ediyor. köy içindeki kısacık bir yürüyüşte dahi, komşular sizi çaya davet edecek birlikte yemek yemeyi teklif edecektir. biz de çiftlik içindeki çalışmalarımızda komşularımızdan devamlı destek alıyor, onların bilgisine başvuruyoruz. yan bahçe komşularımız ferit ve ayfer likör, reçel ve hamur işleri yapımında git gide uzmanlaşıyorlar. ayfer bu yıl keçeden terlikler ve ayakkabılar da üretmeye başladı. bu harika çiftten ferit avcı, çocuk kitapları ilüstrasyonları yapıyor ve evindeki minik kitaplık, devamlı köyün çocukları tarafından ziyaret ediliyor.

yolun karşısında oturan gülperi teyze, her yıl tarhana yapımında bize kıvam tutturuyor.kırışık yüzünde parlayan mavi gözleri onun içindeki küçük kızı ele verir gibi. bizle dört yıl birlikte çalışan mahmut, iddia ediyorum, anadolu yarımadasındaki en lezzetli salçayı yapıyor ve yakabağ'dan ayrılırken arkasında tarifini de bıraktı. cemil ağabey, doğa tutkunu ve misafirlerimizi dağ yürüyüşlerine çıkarıyor, yolu olmayan dağ mahallelerindeki çobanlara yemeğe götürüyor. Istanbul’dan fotoğrafçı arkadaşımız fatih pınar, sık olmasa da caminin arkasındaki taş evine tatile geliyor. onu yakaladık mı mangalı yakıyoruz. köye yeni yerleşen nurdan ve erkan, evlerinde kurdukları deri atölyesinde üretim yapıyorlar. atölye ilham adını verdikleri çalışma alanlarında geçireceğiniz birkaç saat, sizi özgün tasarımlar dünyasına taşıyacak, maarifet kapısını açacaktır. bunlar, bizim yaşamımızı zenginleştiren bazı detaylar. tarlaların arasında ya da sokaklarda yapacağınız yürüyüşler size misafirperliğimizi ve pastoral doğamızın gizemini sunacaktır. yakabağ köyünde yabancı yolcu, tanrının yolladığı misafir olarak kabul görür.     


    
ormanda kısa bir yürüyüş yolcusunu antik likya’nın en önemli kentlerinden biri olan pinara’ya taşır. kent alanına doğru yürürken keçi çobanı komşumuz fatma size eşlik edebilir. pinara’nın eteğinde kurulmuş minare köyüne yürüyüşünüze devam edebilirsiniz. burada yorgunluk atabileceğiniz köy kahveleri var. burada kekik çayının keyfini çıkartabilirsiniz. orman yerine vadinin aşağılarına doğru yürürseniz vadiyi aşarak akdeniz’e dökülen eşen çayı’na varırsınız. geleneksel yaşamın hiç değişmeden kaldığı mahalleleri gezmek isterseniz, elektrik ve yolların olmadığı bu yerlere tırmanış yapabilirsiniz.






   
yok ben yürümek istemiyorum derseniz atımız gümüş’ü eğerleyerek yada arabaya koşarak bahçeler arasında gezebilirsiniz. haziran ve temmuz aylarında kavun tarlalarına giderek hasadı izleyebilir, arzu ederseniz yardım edebilirsiniz. toplanan kavun, yol kenarında bekleyen toptancıların kamyonlarına yüklenerek aynı gün içinde büyük şehirdeki hallere yetiştiriliyor. tarlada geçireceğiniz birkaç saat, şehirde satın aldığınız ürünün nasıl bir alın teri ile size ulaştığını anlatacak, ticari sürecin ilk adımlarını gösterecektir. bu gezilerinizi bisikletlerimiz ile de yapabilirsiniz. kış aylarında, domuz avına giden komşulara katılabilirsiniz.

az yürünen yollarda çıkacağınız geziler, içinizdeki keşif duygusunu serbest bırakacaktır.


                                                                             
 


yakabagh house  fethiye/turkey
+90 252 637 1632
Coded By Fatih.Ziya
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .